Yeni Kayıt         Şifremi Unuttum!
Çorlu'dan Haberiniz olsun - Anasayfa
 
Yazı Boyutu : 12 punto14 punto16 punto18 punto

Belen 4 bakana ayrı ayrı sordu

Belen 4 bakana ayrı ayrı sordu 14 Subat 2012 08:27
MHP Tekirdağ Milletvekili Bülent Belen Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç’a, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’a, Adalet Bakanı Sadullah Ergin’e ve İçişleri Bakanı Sayın İdris Naim Şahin’e ayrı ayrı 4 yazılı soru önergesi verdi.
MHP Tekirdağ Vekili Belen, Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç’a, “Ülkemizin Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan bazı belediyelerin Mezopotamya Kulüpler Birliği adı altında bir lig oluşturulduğu basında yer almıştır. Bu birliğe üye takımlardan Kızıltepe Belediyespor Kulübü başkanı ve Kızıltepe Belediye Meclis üyesi Aslan Başboğa söz konusu lig ile ilgili olarak “Türkiye Futbol Federasyonu’na alternatif bir lig kurduk” demiştir. Bu açıklama ile ilgili olarak Türkiye Futbol Federasyonu tarafından yapılan açıklamada “'Mezopotamya Kulüpler Birliği'nin düzenlediği organizasyon bir lig değil, turnuvadır.” denilmiştir.” Belen, Kılıç’a şu soruları sordu; “Adı geçen birliğin yasal bir statüsü var mıdır? Adı geçen birliğe üye olan spor takımları, maçlarını Gençlik ve Spor Bakanlığı’na ait tesislerde mi yapıyorlar? Adı geçen birlik yasal değil ise ve buna rağmen maçlarını Gençlik ve Spor Bakanlığı’na ait tesislerde yapıyor ise, buna izin veren sorumlular hakkında bir işlem yaptınız mı? Adı geçen birliğin maçlarına il hakem kurulları tarafından hakem ataması yapılıyor mu? Yapılıyor ise bu atamayı yapan sorumlular hakkında bir işlem yaptınız mı? Bütün bu yapılanlar, yasal olmayan bir yapının Devlet eliyle resmi bir statü kazandırma çalışması mıdır? Kızıltepe Belediyespor kulübünün yaptığı açıklama mı yoksa TFF yetkililerinin yaptığı açıklama mı doğrudur? Demokratik açılım denilen yıkım projesinde Bakanlığınızın misyonu bu mudur?

Belen, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’a ise; “Tekirdağ ili, Marmaraereğlisi, Yakuplu Köyü sınırları içinde olan Angos Hayvancılık Şirketi’ne ait olan hayvan çiftliği ile ilgili ruhsatsız olduğuna ilişkin verdiğim 7/2189 esas sayılı soru önergesine, Bakanlığınızca verilen 19.01.2012 tarihli ve 265 sayılı cevabi yazıda ”İşletmeye Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliğinde belirtilen fiziki şartları ivedilikle sağlaması gerektiği idari tedbir olarak bildirilmiş ve Çevre Denetim Yönetmeliği gereğince de Çevre İzni alması için bir yıl süre verilmiştir” denilmiştir. Fakat söz konusu çiftliğin çevreye verdiği zarar sadece koku ile sınırlı kalmamaktadır. Çiftlikte bulunan hayvanların idrarları ve dışkıları meraya bırakılmış ve çiftlik yakınında bu artıklardan oluşan bir göl meydana gelmiştir. Oluşan bu göletin içme suyu kaynağı olarak kullanılan Türkmenli göletine oradan da Yeniçiftlik barajına karıştığı iddiaları yerel basında yer almıştır. Ayrıca Tekirdağ İl Özel İdaresi İl Encümeni’nin 22.12.2011 tarih ve 398 sayılı kararında ruhsatsız ve kaçak olduğu gerekçesiyle söz konusu şirketin çiftliğinin yıkılması kararı verilmiştir.” Belen, Bayraktar’a şu soruları sordu; İl Encümen’in verdiği yıkım kararına rağmen söz konusu çiftliğe bir yıl süre veren Tekirdağ Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü sorumlu personeli hakkında bir işlem yapmayı düşünüyor musunuz? Yerel basında çıkan iddialar hakkında bir inceleme yapıldı mı, yapılmadıysa yaptırmayı düşünüyor musunuz? İl Müdürlüğünüz ile İl Encümeni arasında bir koordinasyon eksikliği olduğunu düşünüyor musunuz? Oluşan göletten toprağa sızarak yer altı su kaynaklarına ulaşacak olan bu hayvan idrarlarının, su kaynaklarına ulaşmasıyla bu su kaynaklarından faydalanan bölge halkının sağlığını tehlikeye sokmasını ve kitlesel hastalıklara neden olmasını engellemek için bir tedbir aldınız mı veya almayı düşünüyor musunuz?

MHP Tekirdağ Vekili Belen en son olarak Adalet Bakanı Sadullah Ergin’e, “Ülkemizin Güneydoğu Bölgesi’nde demokratik toplum kongresi adı altında bir yapılanma meydana gelmiştir. Bu yapı ülkenin her yanında konferanslar düzenlemekte, bölücülük faaliyetlerinde bulunmakta, isyan provaları yapmakta, vatanın birliği ve bütünlüğüne zarar verecek girişimlerde ve açıklamalarda bulunmaktadır. Buna rağmen güvenlik güçleri ve sorumlular bu faaliyetlere göz yummakta ve hiçbir işlem yapmamaktadır. Bunun yanında 31 Mayıs 2011 tarihinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Artvin Mitingi öncesinde yaşanan olaylarda Savcılık olaylarda kullanılan taşları ve sopaları silah olarak görmüş ve akabinde de fail olarak yakalanan vatandaşlara 2 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası istemiştir. Ayrıca Başbakan’ın katıldığı roman açılımında pankart açan öğrenciler tutuklanmış ve 19 ay sonra tahliye edilmişlerdir. Bunun yanında Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu’ya ve AB Bakanı Egemen Bağış’a yumurta atan öğrencilere de 4 yıl hapis istenmiştir. Malatya’da konser bileti satan 4’ü üniversite öğrencisi 6 kişi de 1 ila 13 yıl arasında değişen oranlarda hapis cezasına çarptırılmıştır. Ayrıca bir Karadeniz Teknik Üniversitesi öğrencisi, bir gazetede KTÜ Rektörünü eleştiren bir yazı yazdığı için 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmıştır. Bununla beraber demokratik ve kurallara uygun bir şekilde yürüyüş ve miting yapmak isteyen işçiler ve kamu çalışanlara izin verilmemekte ve verilse dahi gösteriler sırasında göstericilere güvenlik kuvvetleri çok sert müdahale etmektedirler.” Belen şu soruları sordu; “Demokratik toplum kongresinin yasal statüsü nedir? Demokratik toplum kongresi yapılanmasının aleni olarak bölücülük yapmasına rağmen faaliyetlerine neden izin verilmektedir? Demokratik toplum kongresinin en son 30.01.2012 tarihinde yaptığı genel kurul toplantısıyla ilgili Bakanlığınız bir işlem yapmış mıdır? Aysel Tuğluk’un dtk eş başkanı sıfatıyla 11.01.2012 tarihinde yaptığı açıklama hakkında bir işlem yapılmış mıdır? Yapılmadı ise yapmayı düşünüyor musunuz? Aysel Tuğluk’un dtk eş başkanı sıfatıyla 16.01.2012 tarihinde Diyarbakır’da yaptığı açıklama hakkında bir işlem yapılmış mıdır? Yapılmadı ise yapmayı düşünüyor musunuz? Sizce taş ve sopa kullanmak bölücü faaliyetler yapmaktan daha büyük bir suç mudur? Hopa ve roman açılımı olayları içinde Başbakan olmasaydı emniyet güçleri ve savcılık aynı tutumu gösterirler miydi? Bir toplantıda pankart açmanın karşılığının 19 ay tutuklu kalınmasının sizce mantıklı bir açıklaması var mıdır? Dtk’nın yaptığı gayri yasal olan bu faaliyetler ile ilgili olarak görevlerini yapmayan Cumhuriyet Savcıları hakkında bir soruşturma açtınız mı veya açtırmayı düşünüyor musunuz? Sizce ülkemizde adil ve bağımsız bir yargı sisteminden söz etmek mümkün müdür?

Belen, İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’nin cevaplaması istemiyle verdiği soru önergesinde; “Ülkemizin Güneydoğu Bölgesi’nde demokratik toplum kongresi adı altında bir yapılanma meydana gelmiştir. Bu yapı ülkenin her yanında konferanslar düzenlemekte, bölücülük faaliyetlerinde bulunmakta, isyan provaları yapmakta, vatanın birliği ve bütünlüğüne zarar verecek girişimlerde ve açıklamalarda bulunmaktadır. Buna rağmen güvenlik güçleri ve sorumlular bu faaliyetlere göz yummakta ve hiçbir işlem yapmamaktadır. Bunun yanında 31 Mayıs 2011 tarihinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Artvin Mitingi öncesinde yaşanan olaylarda Savcılık olaylarda kullanılan taşları ve sopaları silah olarak görmüş ve akabinde de fail olarak yakalanan vatandaşlara 2 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası istemiştir. Ayrıca Başbakan’ın katıldığı roman açılımında pankart açan öğrenciler tutuklanmış ve 19 ay sonra tahliye edilmişlerdir. Bunun yanında Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu’ya ve AB Bakanı Egemen Bağış’a yumurta atan öğrencilere de 4 yıl hapis istenmiştir. Malatya’da konser bileti satan 4’ü üniversite öğrencisi 6 kişi de 1 ila 13 yıl arasında değişen oranlarda hapis cezasına çarptırılmıştır. Ayrıca bir Karadeniz Teknik Üniversitesi öğrencisi, bir gazetede KTÜ Rektörünü eleştiren bir yazı yazdığı için 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmıştır. Bununla beraber demokratik ve kurallara uygun bir şekilde yürüyüş ve miting yapmak isteyen işçiler ve kamu çalışanlara izin verilmemekte ve verilse dahi gösteriler sırasında göstericilere güvenlik kuvvetleri çok sert müdahale etmektedirler.” Belen şu soruları sordu: Demokratik toplum kongresinin yasal statüsü nedir? Demokratik toplum kongresi yapılanmasının aleni olarak bölücülük yapmasına rağmen faaliyetlerine neden izin verilmektedir? Demokratik toplum kongresinin en son 30.01.2012 tarihinde yaptığı genel kurul toplantısıyla ilgili Bakanlığınız bir işlem yapmış mıdır? Aysel Tuğluk’un dtk eş başkanı sıfatıyla 11.01.2012 tarihinde yaptığı açıklama hakkında bir işlem yapılmış mıdır? Yapılmadı ise yapmayı düşünüyor musunuz? Aysel Tuğluk’un dtk eş başkanı sıfatıyla 16.01.2012 tarihinde Diyarbakır’da yaptığı açıklama hakkında bir işlem yapılmış mıdır? Yapılmadı ise yapmayı düşünüyor musunuz? Sizce taş ve sopa kullanmak bölücü faaliyetler yapmaktan daha büyük bir suç mudur? Hopa ve roman açılımı olayları içinde Başbakan olmasaydı emniyet güçleri ve savcılık aynı tutumu gösterirler miydi? Bir toplantıda pankart açmanın karşılığı 19 ay tutuklu kalınmasının sizce mantıklı bir açıklaması var mıdır? Dtk’nın organize ettiği ve TFF’na alternatif olarak kurulan sözde Mezopotamya Kulüpler Birliği yasal mıdır? Eğer yasal değil ise söz konusu birliği destekleyen yerel yönetimler hakkında herhangi bir işlem yapılmış mıdır? Yapılmadı ise yapmayı düşünüyor musunuz?

Bu haber 731 defa okundu.
<< Önceki || Sonraki >>
Yorum Ekle
Başlık:
Metin:
*Üye girişi yapılmadığından yorumlarınız "Misafir" rumuzu ile yayınlanır. Ücretsiz Üyelik için tıklayınız.
Tavsiye Et
Sayin okucuyumuz bu haberi istediğiniz kişiye gönderebilirsiniz.
*Kime:
*Kimden:
*Kisa Mesaj :
 
* İlgili yerleri boş bırakmayınız!
Yorum Yap
Tavsiye Et
Yazdır
Kaydet
Yorumlar ( 0 / 0 )
Diğer Siyaset Haberleri :
<<
>>
CORLU
Dünden Kalanlar
Son Yorumlar

Çorlu

» Sitene Ekle  » Anasayfa Yap  » Sık Kullanılanlar  » RSS  » Site Haritası
Taşkın59 © 2011 Tüm haklari saklidir. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayinlanamaz.