23 Temmuz 2014 Çarşamba

Irak'ta camiye intihar saldırısı

Muhsin Yazıcıoğlu'nu Kim Öldürdü Tartışılıyor.

Muhsin Yazıcıoğlu'nu Cemaatmi Öldürdü.Yazıcı'nın Ölümünün Sorumlusu AKP mi.Seskayıtları Çıkarmı

09 Mart 2014 Pazar 12:31
Muhsin Yazıcıoğlu'nu Kim Öldürdü Tartışılıyor.
Muhsin Yazıcıoğlu'nu Cemaatmi Öldürdü.Yazıcı'nın  Ölümünün Sorumlusu AKP mi.Seskayıtları Çıkarmı



AKP- AK Parti ile Cemaat arasında yaşanan savaş, ses kayıtları üzerinden devam ediyor.
 Uzun zamandır internete düşen ses kayıtları gerekçesiyle sıkıntılı günler yaşamını sürdüren AKP- AK Parti'de, 25 Mart telaşı yaşanmakda.
Sosyal medyada dile getirilen söylenenlere göre 25 Mart’ta, demek oluyor ki seçime günler variken yayınlanacak olan kaset Erdoğan için "öldürücü darbe" olacak.
Ne mi bu kaset?
Cemaat taraftarlarının Twitter'da yazdıklarına bakılırsa eski BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümüne ait bir ses kaydının yayınlanması beklenmekte.
25 Mart'ta yayınlanacağı söylenen Yazıcıoğlu kasetinde, Başbakan Tayip Erdoğan'ın  "Muhsin Yazıcıoğlu'na suikast düzenleyecekler, düzenleyeceklerse düzenlesinler. Bana ne, hak etti. Gereken neyse bunu yapsınlar"  dediği iddia ediliyor.
Cemaat şimdiden "Yazıcıoğlu'nun ölümünde Erdoğan'ın bizzat parmağı var" söylentisini yaymaya start verdi.
Nitekim hükümete yakın Yeni Şafak gazetesi de gün içerisinde "Kumpası Böyle Kuracaklar" başlığıyla şu ifadeleri kullandı: "Paralel yapının, 'Erdoğan, Hayrettin Karaman'dan fetva aldı. Yazıcıoğlu'nun infaz emrini verdi' yalanı için düğmeye bastığı ileri sürüldü. İddiaya göre örgüt, BBP lideri Destici'nin Karaman'la yapmış olduğu görüşme kaydına montaj yapacak."
YAZICIOĞLU'NUN ÖLÜMÜNE FETVA MI VERİLDİ
Yazıcıoğlu idda edilmesiyle alakalı çok ilgi çekici bir konu daha var. Başbakan Tayip Erdoğan'ın sözlerine çok fazla kıymet verdiği, ilahiyatçı yazar Hayrettin Karaman, 17 Aralık operasyonundan iki gün akabinde çok fazla tartışılan bir yazı kaleme aldı. Yeni Şafak'taki köşesinde Karaman şu satırlara yer verdi:
"Mecellemizin 26. Maddesi şu şekilde der: 'Zarar-ı âmmı def'içün zarar-ı hâss ihtiyor olunur'.
Gençler de anlasın diye günün diline çevirelim.
Kamuya (ve bu arada ümmete) ilişkin zararı engellemek için bir şahıs, bölge ya da gruba ilişkin zarar göze alınır, sineye çekilir.
Siyasette olan selim akıl ve kalb sahiplerine de bu kuralı hatırlatıyor ve örnek olarak merhum şehid Muhsin Yazıcıoğlu'nu dua ile anıyorum."
Cemaat yazarları, Karaman'ın bu ifadelerinin Yazıcıoğlu'nun öldürülmesine "caiz" fetvası manasına geldiğini belirtti.
Tartışmalar tam gaz devam ederken Twitter'da Fuat Avni adıyla Başbakan ve Başbakanın bütün yakın çevresi hakkında çok fazla çok ilgi çekici bilgiler veren kişinin yazdıkları, 25 Mart'ta nasıl bir sürprizle karşılaşacağımızın habercisi gibiydi.
Cemaat'e yakın olduğu anlaşılan ve kısa sürede 200 binden çok takipçiye ulaşan bu hesaptan AKP- AK Parti içerisinden birden fazla kulis bilgisi paylaşılıyordu. Öyle ki Obama-Erdoğan görüşmesinin özel ayrıntıları bile medyaya yansımadan günler önce bu hesaptan duyurulmuştu.
"BEYEFENDİ HABERDARDI"
Fuat Avni adlı hesaptan 21 Şubat 2014'te "Alın size turpun en büyüğü Muhsin Başkan'ın öldürülmesinden Beyefendi haberdardı. Bunu devletin bekası için kabullenmişti. Beyefendi'nin en çok büyük endişesi bunu bildiğine dair ses kaydının ortaya çıkacak olması." olacak şekilde atılan tweetler tartışmayı bir defa daha ateşledi.
Fuat Avni adlı kişi, açtığı blog sitesinde Yazıcıoğlu olayının detaylarını anlattı.
Operasyonel olaylarda kullanılan kişilerden biri ile tanıştığını ifade eden Fuat Avni, bu kişinin kendisine  "Başkent Ankara‘da bir hakim Kozmik Oda‘ya girmeden evvel biz girdik. Orayı temizlememiz istendi. Üç kişi geceli gündüzlü temizlik yaptık. Fakat başımıza bir şey gelir korkusuyla bir çok fazla belgeyi de yedekledik. Hepsi elimizde. Uzun süredir operasyona bizi göndermiyorlardı. Bir kaç ay evvel ekipteki bir kaç kişi yeni bir infazı konuşuyorlardı. Ne oluyor diye sorunca, -abi şu meşhur gizli tanık namussuzunu ortadan kaldırmazsak bir numarayı bile deşifre edeceğim demiş,- dediler. Meşhur gizli tanık dedikleri maalesef Muhsin Yazıcıoğlu'ydu. Herkesin itibar ettiği tek siyasetçi olduğundan bir çok fazla belge ona giderdi."  dediğini aktardı.
Fuat Avni devamını şu şekilde anlattı:
"Gelelim zatın anlattıklarına… ‘Abi Muhsin Başkan‘ı öldüreceklerini anlamıştım, günlerce uyuyamadım’ diye belirtti.
‘Sonra bir gün ekibe acil hareket emri geldi. Helikopterle M. Başkan‘ın öldürüldüğü yere geldik. İnfaz çoktan gerçekleşmişti ve bizden olay yerini temizlememiz istenmişti.’ O gün daha dün gibi aklımda: ‘olay yerini temizlerken kayda aldım her şeyi’ diye belirtti. Gözyaşları içinde dinledim onu. Merak etme ne yapabileceğimize bakalım, ben sana rapor alacak birilerini bulurum inşaallah dedim. Elindeki veri (bilgi) ve belgelere gelince onları da güvendiğimiz birilerini bulursak bir şekilde verelim. Hatta o gün aklıma Taraf gelmişti.. Günlerce güveneceğimiz bir mecra bulmaya çalıştım. 2007‘den bu yana Başbakan ve etrafındaki kimseye güvenmiyordum. Hayatımın en çok büyük hatalarından birini o günlerde yaptım. Emniyet istihbarattaki birine durumu anlattım. Teyit edelim anlattıklarını diye belirtti. 
Bir tarihte karar kıldık. Benim ofiste onları buluşturdum. İstihbarattan 3 kişi geldiler. İçlerinde sadece arkadaşım olanı tanıyordum. Bana anlattıklarının aynısını onlara anlatmaya start verdi. Biri sadece izliyor öbürü not alıyor diğeri de titizlikle sorguluyordu. Görüşmeden 3 gün akabinde ofisime geldiler. ‘Anlattıklarının hepsi doğruymuş belgeleri ondan alacağız merak etmesin raporu da ayarlıyoruz’ dediler. Kozmik Oda‘daki bilgiler Muhsin Başkan‘ın vefatıyla alakalı veri (bilgi) ve görüntüler bu kişilere verilmiş oldu. Peki belgelerin akibeti ne oldu? Meğer bana gelen istihbaratçılar K.Özdemir‘in (Kemalettin Özdemir) yıllardır birlikte oldukları ve onu efsaneleştiren kişilerden bazılarıymış. Ne kadar veri (bilgi), belge, görüntü varsa K.Özdemir‘in eline geçmişti. Bunu aylar akabinde B. Atalay bazılarımızın olduğu ortamda bizzat belirtti. ‘Sizden hiç bir şey olmaz K.Özdemir olmasaydı değil siz, ben, Beyefendi bile içeri girecekti’ deyip kendisine ulaşanları açıklamıştı. Bir şey daha: çok fazla mühim bazı siyasetçi, iş adamı, bürokrat, yargı mensubu kişilerin kasetleri de kozmik odadan onların eline geçmişti. 
Alın size turpun en büyüğü Muhsin Başkan‘ın öldürülmesinden Beyefendi haberdardı. Bunu devletin bekası için kabullenmişti.
Beyefendi‘nin en çok büyük endişesi bunu bildiğine dair ses kaydının ortaya çıkacak olması. Korkunun ecele faydası yok. Allah Kadir-i Mutlak…"
Cemaat'e yakın bu kişinin anlattıklarına bakılırsa olay sadece Muhsin Yazıcıoğlu'nun ses kaydı ile de sınırlı değil. Görüldüğü gibi yazının içeriğinde Kozmik Oda'dan birden fazla belgenin dışarı çıkarıldığı da anlatılıyor. Hatta birden fazla siyasetçiye ilişkin olduğu öne sürülen kasetlerin de Kozmik Oda'dan sızdırılarak Kemalettin Özdemir'e yakın olan istihbaratçıların eline geçtiği belirtiliyor.
Kemalettin Özdemir Cemaat'ten ayrılarak AKP- AK Parti saflarına dahil olan isimlerden biriydi.
Anlatılanlara bakılırsa Cemaat özetle Kozmik Oda'dan siyasetçilerin kasetlerinin çıktığını, Ergenekonvari bir yapının Muhsin Yazıcıoğlu'nu infaz ettiğini, Kemalettin Özdemir ve Başbakan'ın da bu yapı ile işbirliği içinde olduğunu söylemek istiyor.
Peki bu yazılanlar yeni bir operasyon hazırlığı mı, yoksa yeni bir algı operasyonu mu?
Tecrübelerimizden yola çıkarak bu sorunun cevabının da "Zaman"la ortaya çıkacağını söyleyebiliriz. Biraz sabır...

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    Hangi Ülkenin Aracını Kullanıyorsunuz?

    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    ARŞİV